Skip to main content Scroll Top

HPV Nedir? Belirtileri, Testi ve Kesin Tedavi Yöntemleri (2026 Güncel Rehber)

hpv-nedir-belirtileri-tedavisi

HPV Nedir? Belirtileri, Testi ve Kesin Tedavi Yöntemleri (2026 Güncel Rehber)

HPV virüsü nedir, belirtileri nelerdir ve nasıl bulaşır? HPV testi, genital siğil tedavisi ve Prof. Dr. Hanifi Şahin’in uzmanlık alanları hakkında güncel rehber.

İçindekiler

HPV Nedir? Belirtileri, Testi ve Kesin Tedavi Yöntemleri

Kısa Özet (HPV Nedir?): HPV (İnsan Papilloma Virüsü), deri ve mukoza yüzeylerine yerleşen, genellikle cinsel yolla veya cilt cilde temasla bulaşan yaygın bir DNA virüsüdür. Düşük riskli tipleri genital siğillere (kondülom), yüksek riskli tipleri (Tip 16, 18) ise tedavi edilmediğinde rahim ağzı kanserine yol açabilir. Erken teşhis ve doğru tedavi ile HPV vücuttan temizlenebilir ve kanser riski ortadan kaldırılabilir.

Çağımızın en sık karşılaşılan viral enfeksiyonlarından biri olan HPV, pek çok kişinin hayatının bir döneminde karşılaştığı, ancak doğru bilgi ve uzman yaklaşımı ile tamamen yönetilebilen bir sağlık durumudur. Özellikle genital siğil oluşumu ve rahim ağzı (serviks) hücrelerindeki hücresel değişimlerle kendini gösteren bu virüs, erken teşhis edildiğinde kansere dönüşmeden tedavi edilebilmektedir.

Nişantaşı’ndaki kliniğimizde, Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hanifi Şahin öncülüğünde, HPV enfeksiyonları, genital siğil tedavisi ve ileri düzey kolposkopi uygulamaları için uluslararası standartlarda, hastalarımızın mahremiyetini ve psikolojik konforunu merkeze alan kalıcı çözümler sunuyoruz.

HPV Virüsü Nedir ve Nasıl Bulaşır?

HPV (Human Papilloma Virus), temel olarak deri ve mukoza yüzeylerine yerleşen, 200’den fazla farklı alt tipi (suşu) bulunan yaygın bir DNA virüsüdür. Bu virüs tipleri genel olarak “düşük riskli” ve “yüksek riskli” olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Düşük riskli tipler (özellikle Tip 6 ve Tip 11) genellikle can sıkıcı ancak iyi huylu olan genital siğillere yol açarken; yüksek riskli tipler (özellikle Tip 16 ve Tip 18) uzun vadede rahim ağzı, vajina veya vulva kanseri gibi ciddi bozukluklara zemin hazırlayabilir.

HPV Sadece Cinsel Yolla Mı Bulaşır?

Hastalarımızdan en sık duyduğumuz sorulardan biri virüsün bulaşma yollarıdır. HPV, büyük oranda vajinal, anal veya oral cinsel temas yoluyla bulaşır. Ancak bulaşması için tam bir cinsel birleşme şart değildir; enfekte olan cilt bölgesinin (genital bölge) cilt cilde teması da virüsün geçişi için yeterlidir. Prezervatif (kondom) kullanımı bulaşma riskini önemli ölçüde azaltsa da, virüs prezervatifin kaplamadığı genital bölgelerde de bulunabildiği için %100 koruma sağlamaz. Çok nadir durumlarda, ortak kullanılan hijyenik olmayan alanlardan bulaşabildiğine dair vakalar olsa da, temel bulaşma yolu doğrudan temastır.

Virüsün Kuluçka Süresi Ne Kadardır?

HPV virüsünün en zorlayıcı yanlarından biri, sinsi doğası ve değişken kuluçka süresidir. Virüs vücuda girdikten sonra haftalar, aylar veya bazen yıllar boyunca hiçbir belirti vermeden sessiz kalabilir (latent dönem). Kişinin bağışıklık sisteminin düştüğü, yoğun stres yaşadığı veya farklı bir enfeksiyonun vücudu zayıflattığı anlarda aktif hale gelerek genital siğil veya hücresel değişim olarak ortaya çıkabilir. Bu nedenle, HPV pozitif çıkan bir hastanın virüsü ne zaman veya kimden kaptığını kesin olarak belirlemek tıbben çoğu zaman mümkün değildir.

Kadınlarda ve Erkeklerde HPV Belirtileri Nelerdir?

HPV virüsü, her iki cinsiyeti de etkileyebilen ancak belirtileri ve klinik sonuçları açısından kadınlarda ve erkeklerde farklılık gösterebilen bir enfeksiyondur. Virüsün “sinsi” yapısı nedeniyle, çoğu zaman hiçbir belirti vermeden yıllarca vücutta kalabileceği unutulmamalıdır. Ancak aktif hale geldiğinde, hem fiziksel hem de psikolojik olarak rahatsız edici semptomlar ortaya çıkar.

Kadınlarda Genital Siğil (Kondülom) ve Rahim Ağzı Değişiklikleri

Kadınlarda HPV’nin en görünür belirtisi, vulva, vajina, anüs çevresi veya rahim ağzında (serviks) ortaya çıkan genital siğillerdir (kondülom). Bu siğiller karnabahar görünümünde, tekli veya çoklu, ağrısız ancak bazen kaşıntılı lezyonlar olabilir. Düşük riskli HPV tiplerinin neden olduğu bu siğiller kansere dönüşmese de, kadının yaşam kalitesini ve psikolojisini ciddi şekilde etkiler. Bu noktada, siğil tedavisi sonrası vajinal floranın korunması, genital estetik ve bütüncül kadın sağlığı yaklaşımları için Op. Dr. Eda Şahin’in klinik tecrübelerinden destek alınması, tedavi sürecinin konforlu geçmesini sağlar.

Diğer yandan, yüksek riskli HPV tipleri (Tip 16, 18 vb.) genellikle gözle görülür bir siğil yapmaz. Bunun yerine rahim ağzı hücrelerinde displazi adı verilen hücresel bozulmalara (CIN 1, CIN 2, CIN 3) neden olur. Bu durum ancak rutin taramalarla tespit edilebilir. İleri düzey hücresel değişimler ve jinekolojik onkoloji gerektiren vakalarda, Prof. Dr. Hanifi Şahin’in resmi web sitesini ziyaret ederek kapsamlı kanser cerrahisi ve rahim koruyucu yaklaşımlar hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Erkeklerde HPV Belirtileri ve Taşıyıcılık Durumu

Erkekler genellikle HPV virüsünün “sessiz taşıyıcıları” konumundadır. Birçok erkekte virüs bulunmasına rağmen hiçbir belirti ortaya çıkmayabilir ve bağışıklık sistemi virüsü zamanla temizleyebilir. Ancak belirti verdiğinde, en sık karşılaşılan durum penis gövdesi, testis torbası (skrotum) veya anüs çevresinde çıkan genital siğillerdir.

Erkeklerde yüksek riskli HPV tipleri daha nadir olmakla birlikte, tedavi edilmediğinde penis, anüs veya orofaringeal (baş-boyun) kanserlerine yol açma riski taşır. Çift tedavisinin çok önemli olduğu HPV enfeksiyonlarında, kadının tedavi edildiği durumlarda erkeğin de mutlaka bir uzmana görünmesi ve taşıyıcılık durumunun değerlendirilmesi enfeksiyonun tekrarlamasını (ping-pong etkisi) önlemek için kritik bir adımdır.

HPV Testi Nasıl Yapılır? (Erken Teşhisin Önemi)

Rahim ağzı kanseri ve öncü lezyonların (CIN) engellenmesinde en güçlü silahımız erken teşhistir. HPV sinsi ilerleyen bir virüs olduğu için, dışarıdan gözle görülür bir genital siğil olmasa bile rahim ağzında hücresel bozulmalar çoktan başlamış olabilir. Bu nedenle düzenli jinekolojik muayene ve tarama testleri hayati önem taşır. HPV testi, tıpkı rutin bir jinekolojik muayene esnasında olduğu gibi son derece basit, ağrısız ve sadece birkaç saniye süren bir sürüntü (sürüntü alma) işlemidir.

Smear Testi ve HPV DNA Testi Arasındaki Fark

Hastalarımız genellikle tarama süreçlerinde kullanılan bu iki testi birbirine karıştırmaktadır. Her iki test de aynı anda, aynı sürüntü fırçası ile alınabilir ancak laboratuvarda farklı şeyleri araştırırlar:

  • Pap Smear Testi: Rahim ağzından alınan sürüntüdeki hücrelerin mikroskop altında incelenmesidir. Bu test doğrudan virüsü aramaz; virüsün hücrelerde yarattığı yapısal bozulmayı (displazi) ve anormal hücreleri arar.

  • HPV DNA Testi: Doğrudan rahim ağzı hücrelerinin içinde HPV virüsünün genetik materyalinin (DNA) bulunup bulunmadığını kontrol eder. Virüs varsa, bunun hangi alt tip (Tip 16, Tip 18, Tip 6 vb.) olduğunu tam olarak söyler.

Günümüzde modern jinekolojik onkoloji pratiğinde en güvenilir yaklaşım, özellikle 30 yaş üzeri kadınlarda her iki testin aynı anda değerlendirildiği “Co-testing” (eş zamanlı tarama) yöntemidir.

HPV Pozitif Ne Demek? (Yüksek Riskli Tipler: Tip 16 ve 18)

Tarama sonucunuzun HPV Pozitif gelmesi, kesinlikle kanser olduğunuz veya hemen kanser olacağınız anlamına gelmez. Bu sonuç, paniğe kapılmadan sadece doğru adımları atmanız gerektiğine dair bir uyarıdır; vücudunuzda virüsün bulunduğunu ve rahim ağzınızın uzman bir hekim tarafından yakından takip edilmesi gerektiğini gösterir.

Virüs tiplendirmesi (genotipleme) sonucunda özellikle Tip 16 ve Tip 18 saptanması klinik açıdan ekstra dikkat gerektirir. Çünkü dünya genelinde rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık %70’inden bu iki yüksek riskli tip sorumludur. Eğer test sonucunuzda Tip 16, Tip 18 veya diğer yüksek riskli tipler pozitif çıkarsa, atılması gereken “altın standart” adım Kolposkopi işlemidir.

Rahim ağzının özel bir optik cihazla büyütülerek incelendiği kolposkopi işlemi, kesin teşhis için kritik öneme sahiptir. Bu işlemlerin uluslararası standartlara uygun ve yetkin ellerde yapılması şarttır. En güncel bilimsel protokoller ve hasta rehberleri için, Prof. Dr. Hanifi Şahin’in bizzat başkanlığını yürüttüğü Kolposkopi ve Servikal Patolojiler Derneği’nin (HPV Kolposkopi) resmi platformunu inceleyerek referans bilgilere ulaşabilirsiniz.

HPV’nin Kesin Tedavisi Var Mı? (Modern Tedavi Yöntemleri)

HPV enfeksiyonu tanısı alan hastaların en büyük endişesi, bu virüsün ömür boyu vücutta kalacağı korkusudur. “HPV’nin kesin tedavisi var mı?” sorusunun cevabı tıbbi olarak oldukça nettir: Virüsü kana karışıp doğrudan öldüren spesifik bir antibiyotik veya şurup olmasa da, virüsün yol açtığı lezyonların (siğiller ve hücresel bozukluklar) modern yöntemlerle temizlenmesi ve bağışıklık sisteminin desteklenmesiyle virüs vücuttan büyük oranda (1-2 yıl içinde %90 oranında) tamamen atılır (HPV negatifleşmesi). Dolayısıyla HPV, kesinlikle tedavi edilebilir ve yenilebilir bir enfeksiyondur.

HPV Nedir? Belirtileri, Testi ve Kesin Tedavi Yöntemleri

Genital Siğil Yakma (Koterizasyon) ve Dondurma (Kriyoterapi) İşlemleri

Düşük riskli HPV tiplerinin neden olduğu genital siğillerin (kondülom) tedavisinde temel amaç; gözle görülen lezyonları ortadan kaldırarak hem hastanın estetik/psikolojik rahatlamasını sağlamak hem de vücuttaki viral yükü (virüs miktarını) hızla azaltmaktır. Nişantaşı’ndaki kliniğimizde lezyonun büyüklüğüne ve yaygınlığına göre en uygun yöntem seçilir:

  • Koterizasyon (Siğil Yakma): Elektrik akımı kullanılarak siğillerin ısı yoluyla tahrip edilmesidir. Lokal anestezi altında yapıldığı için ağrısızdır. Tek seansta çok sayıda siğile müdahale etme imkanı sunar ve başarı oranı oldukça yüksektir.

  • Kriyoterapi (Siğil Dondurma): Sıvı azot gazı kullanılarak siğillerin -196 derecede dondurulup dökülmesinin sağlandığı, genellikle anestezi dahi gerektirmeyen pratik bir yöntemdir.

  • Lazer Tedavisi: Özellikle vajina içi veya rahim ağzı gibi ulaşılması zor ve hassas bölgelerdeki siğillerin tedavisinde yüksek hassasiyetle uygulanan modern bir alternatiftir.

İleri Düzey Lezyonlar (CIN) İçin Cerrahi Çözümler

Yüksek riskli HPV tiplerinin (Tip 16, 18 vb.) rahim ağzında yarattığı hücresel bozulmalar kolposkopi ve biyopsi sonucunda CIN 2 veya CIN 3 (Yüksek Dereceli Skuamöz İntraepitelyal Lezyon – HSIL) olarak raporlanırsa, kansere dönüşüm sürecini durdurmak için vakit kaybetmeden cerrahi müdahale şarttır. Bu aşamada en sık başvurulan hayat kurtarıcı yöntemler LEEP (Rahim ağzının elektrokoter tel halka ile tıraşlanması) ve Soğuk Konizasyon işlemleridir. Bu prosedürler sayesinde, rahim (uterus) tamamen korunarak sadece kanserleşme riski taşıyan hastalıklı doku rahim ağzından çıkarılır.

Ancak hastalık daha ileri bir boyuta ulaşmışsa, erken evre rahim ağzı kanseri şüphesi varsa veya tekrarlayan kompleks lezyonlar söz konusuysa, sıradan jinekolojik yaklaşımlar yetersiz kalabilir. Bu kritik noktada devreye üst ihtisas alanı olan Jinekolojik Onkoloji girer. İleri düzey rahim ağzı lezyonlarının yönetimi, rahim koruyucu kanser cerrahileri, laparoskopik onkolojik operasyonlar ve robotik cerrahi seçenekleri hakkında Prof. Dr. Hanifi Şahin’in resmi web sitesini ziyaret ederek, uzmanlık alanları ve kanser cerrahisindeki uluslararası tecrübeleri hakkında kapsamlı bilgi alabilirsiniz.

Gebelikte HPV: Anne ve Bebek Sağlığı

Anne adaylarının HPV tanısı aldıklarında en çok endişelendiği konu, virüsün anne karnındaki bebeğe zarar verip vermeyeceğidir. İçinizi ferahlatacak ilk tıbbi gerçek şudur: HPV virüsü kan yoluyla veya plasenta üzerinden bebeğe geçmez; dolayısıyla bebeğin gelişimini olumsuz etkilemez ve doğumsal anormalliklere yol açmaz. Ancak hamilelik sürecindeki hormonal değişimler ve bağışıklık sisteminin doğal olarak baskılanması, daha önce sessiz kalan virüsün aktifleşmesine veya mevcut genital siğillerin (kondülom) hızla çoğalarak büyümesine neden olabilir.

Gebelikte HPV yönetimi çok hassas bir denge gerektirir. Yüksek riskli tiplerin neden olduğu hücresel değişimler (CIN lezyonları) genellikle hamilelik boyunca sadece güvenli kolposkopi ile takip edilir ve biyopsi veya LEEP gibi cerrahi işlemler zorunlu kalmadıkça doğum sonrasına ertelenir. Genital siğillerin tedavisinde ise bebeğe zarar vermeyecek dondurma (kriyoterapi) gibi lokal yöntemler tercih edilebilir. Doğum şekli konusunda HPV pozitifliği tek başına “kesin sezaryen” nedeni değildir. Normal doğum (vajinal doğum) genellikle güvenlidir, ancak siğiller doğum kanalını tıkayacak boyuttaysa veya kanama riski taşıyorsa sezaryen planlaması yapılır.

Bu hassas dönemde, anne adayının sadece tıbbi olarak değil, psikolojik olarak da desteklenmesi büyük önem taşır. Gebelik sürecinde HPV enfeksiyonunun güvenle yönetilmesi, siğil ve kist takibi, normal veya sezaryen doğum kararı aşamasında anne ve bebek sağlığını merkeze alan empatik bir yaklaşım için Op. Dr. Eda Şahin’in resmi web sitesini (edasahin.com.tr) ziyaret edebilirsiniz. Kendisinin modern, kişiye özel ve bütüncül kadın sağlığı vizyonuyla sunduğu güvenilir gebelik takibi ve doğum planlaması hizmetlerinden destek alarak bu süreci konforla atlatabilirsiniz.

HPV’den Korunma Yolları ve Gardasil 9 Aşısı

HPV enfeksiyonundan korunmanın en etkili yolu, virüsle hiç karşılaşmadan önce önlem almaktır. Prezervatif (kondom) kullanımı bulaşma riskini önemli ölçüde azaltsa da, virüsün prezervatifin kaplamadığı bölgelerden cilt cilde temasla geçebilme özelliği nedeniyle %100 koruma sağlamaz. Tek eşlilik ve düzenli jinekolojik tarama testleri (Smear ve HPV DNA) hücresel değişimleri kansere dönüşmeden yakalamak için vazgeçilmezdir; ancak virüsün vücuda girmesini baştan engellemez. İşte bu noktada, modern tıbbın kansere karşı geliştirdiği en büyük silahlardan biri olan HPV aşısı devreye girer.

Günümüzde dünya genelinde en kapsamlı korumayı sağlayan aşı Gardasil 9‘dur. Adından da anlaşıldığı üzere bu aşı, rahim ağzı kanserlerinin %90’ından fazlasına neden olan yüksek riskli tiplere (özellikle Tip 16 ve 18) ve genital siğillerin %90’ından fazlasından sorumlu olan düşük riskli tiplere (Tip 6 ve 11) karşı yüksek oranda koruyucu antikor üretilmesini sağlar.

Hem kadınlara hem de erkeklere, tercihen 9 yaşından itibaren cinsel yaşantı başlamadan önce yapılması önerilir. Ancak toplumdaki yaygın yanlış inancın aksine; cinsel yaşamı başlamış olanlar, evli çiftler veya daha önce HPV pozitif tanısı almış kişiler de aşılanmalıdır. Çünkü aşı, kişinin henüz karşılaşmadığı diğer tehlikeli virüs tiplerine karşı koruma sağlamaya devam eder ve mevcut enfeksiyonun nüksetme ihtimalini düşürür.

(Gardasil 9 aşısının güncel fiyatları, doz takvimi, yan etkileri ve koruyuculuk oranları hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar için [9’lu HPV Aşısı (Gardasil 9) Fiyatı ve Koruyuculuğu] başlıklı kapsamlı rehberimizi inceleyebilirsiniz.) ***

Neden Uzman Bir Kolposkopi Değerlendirmesi Şarttır?

Rahim ağzı kanseri taramalarında HPV DNA testi pozitif (özellikle Tip 16, Tip 18 veya diğer yüksek riskli tipler) veya Smear testi anormal (ASCUS, LSIL, HSIL vb.) çıkan hastalar için bir sonraki ve en kritik adım Kolposkopi işlemidir. Kolposkopi, rahim ağzının özel bir mikroskop (kolposkop) ve özel solüsyonlar yardımıyla büyütülerek detaylı olarak incelenmesi ve şüpheli alanlardan milimetrik biyopsiler alınması işlemidir.

Bu işlemin doğruluğu ve hastanın kanserden korunması, işlemi yapan hekimin kolposkopi konusundaki üst düzey tecrübesine doğrudan bağlıdır. Yanlış veya eksik alınan bir biyopsi, kanser öncüsü hücrelerin gözden kaçmasına neden olabilir. Türkiye’de bu alandaki bilimsel standartları belirleyen, hekimlere eğitimler düzenleyen ve güncel tedavi protokollerini yöneten Kolposkopi ve Servikal Patolojiler Derneği’nin (hpvkolposkopi.org) başkanı olan Prof. Dr. Hanifi Şahin, kliniğinde en ileri teknoloji cihazlarla uluslararası standartlarda kolposkopik değerlendirme yapmaktadır. Amacımız, hastalarımızı gereksiz cerrahi müdahalelerden korurken, gerçek risk taşıyan lezyonları anında tespit edip tedavi etmektir.

Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S)

1. HPV virüsü vücuttan tamamen atılır mı? Evet, HPV virüsü kalıcı ve ömür boyu süren bir hastalık değildir. Güçlü bir bağışıklık sistemi ve uzman hekim kontrolünde uygulanan doğru tedavilerle (siğillerin yakılması/dondurulması veya rahim ağzındaki lezyonların temizlenmesi), virüs vakaların yaklaşık %90’ında 1 ila 2 yıl içerisinde vücuttan tamamen temizlenir (HPV negatifleşir).

2. Genital siğil kesin olarak kansere dönüşür mü? Hayır, genital siğiller (kondülom) çoğunlukla Tip 6 ve Tip 11 gibi “düşük riskli” HPV tipleri tarafından oluşturulur ve bu tiplerin kansere dönüşme riski yok denecek kadar azdır. Rahim ağzı kanserine yol açan tipler (özellikle Tip 16 ve 18) genellikle gözle görülür bir siğil yapmaz, sinsi ilerler. Bu nedenle siğil varlığı kanser olduğunuz anlamına gelmez, ancak uzman tedavisi gerektirir.

3. Bekarlarda ve bakirelerde HPV testi nasıl yapılır? Bakire hastalarda, kızlık zarına (himen) zarar vermemek adına spekulum takılarak yapılan klasik vajinal Smear veya rahim ağzı HPV sürüntüsü işlemi uygulanmaz. Bunun yerine, eğer dış genital bölgede (vulva) siğil şüphesi varsa doğrudan lezyonun üzerinden veya dış genital bölgeden özel bir pamuklu çubukla (swab) ağrısız bir şekilde sürüntü alınarak HPV DNA testi yapılabilir.

1. HPV virüsü vücuttan tamamen atılır mı?

Evet, HPV kalıcı bir virüs değildir. Güçlü bir bağışıklık sistemi sayesinde hastaların yaklaşık %90’ında virüs 1 ila 2 yıl içerisinde vücuttan tamamen temizlenir ve HPV DNA testi negatif sonuç verir.

2. Genital siğil kesin olarak kansere dönüşür mü?

Hayır. Genital siğillere neden olan HPV tipleri (genellikle Tip 6 ve Tip 11) “düşük riskli” gruptadır ve kansere yol açmazlar. Kanser riski taşıyan tipler (Tip 16, 18 gibi) genellikle siğil yapmadan sinsi ilerler.

3. Bekarlarda ve bakirelerde HPV testi nasıl yapılır?

Bakire hastalarda kızlık zarına zarar vermemek için spekulum kullanılmaz. Bunun yerine, dış genital bölgeden (vulva) veya şüpheli siğil üzerinden ince bir pamuklu çubuk (swab) ile ağrısız bir şekilde sürüntü alınarak test yapılabilir.

4. HPV testi ne zaman ve ne sıklıkla yapılmalıdır?

Uluslararası standartlara göre, 30 yaşından itibaren her kadının her 5 yılda bir HPV DNA ve Smear testini (Co-testing) birlikte yaptırması önerilir. Eğer sonuç pozitif çıkarsa veya siğil şüphesi varsa vakit kaybetmeden test yapılmalıdır.

5. Erkekler için güvenilir bir HPV tarama testi var mı?

Erkekler için kadınlardaki Smear testi gibi rutin ve kesin onaylanmış bir tarama testi (sürüntü) yoktur. Genellikle dış genital bölgede gözle görülür bir siğil veya lezyon çıktığında, o lezyon üzerinden parça alınarak tip tayini yapılır.

6. HPV aşısı (Gardasil 9) mevcut siğilleri tedavi eder mi?

HPV aşısı tedavi edici değil, koruyucudur; yani var olan siğili yok etmez. Ancak siğiller yakıldıktan veya dondurulduktan sonra aşının yapılması, hastalığın tekrar etme (nüks) ihtimalini ciddi oranda düşürür.

7. HPV enfeksiyonu olan biri hamile kalabilir mi?

Kesinlikle evet. HPV virüsü kısırlığa (infertilite) yol açmaz ve hamile kalmaya engel değildir. Ayrıca virüs, kan veya plasenta yoluyla bebeğe geçerek gelişimsel bir anormalliğe neden olmaz.

8. Oral seks yoluyla HPV bulaşır mı?

Evet, bulaşabilir. HPV enfekte bir bölge ile oral (ağız) teması durumunda, virüs ağız, dil, bademcik ve boğaz mukozasına yerleşebilir. Uzun vadede baş ve boyun kanserlerine zemin hazırlayabilen bir durumdur.

9. Tuvalet, havuz, hamam veya ortak eşyalardan HPV bulaşır mı?

Bu ihtimal teorik olarak var olsa da pratikte yok denecek kadar düşüktür. HPV virüsü dış ortamda ve cansız yüzeylerde uzun süre yaşayamaz. Bulaşmanın %99’u doğrudan cilt cilde temas (özellikle cinsel temas) yoluyla gerçekleşir.

10. HPV pozitif olan bir kişi cinsel ilişkiye girebilir mi?

Aktif bir lezyon (genital siğil) varken bulaştırıcılık en üst seviyededir, bu nedenle tedavi bitene kadar cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır. Siğil yoksa ancak test pozitifse, mutlaka prezervatif (kondom) kullanılmalıdır; ancak prezervatifin %100 koruma sağlamadığı unutulmamalıdır.

11. Smear testim “Temiz” ama HPV “Pozitif” çıktı, ne yapmalıyım?

Bu durum klinik pratikte sık görülür. Anlamı şudur: Vücudunuzda virüs var (HPV pozitif) ancak bu virüs henüz rahim ağzı hücrelerinizin yapısını bozmamış (Smear temiz). Eğer çıkan virüs Tip 16 veya 18 ise doğrudan kolposkopi yapılmalı, diğer tipler ise doktor gözetiminde 1 yıl sonra tekrar test edilmelidir.
Related Posts
Clear Filters

CIN 1, CIN 2 ve CIN 3 tedavisi nasıl yapılır? Smear testi sonucu sonrası kolposkopi biyopsi süreci, takip ve rahim…

İstanbul Nişantaşı’nda genital siğil tedavisi, koterizasyon (yakma) ve dondurma fiyatları. Prof. Dr. Hanifi Şahin ile kesin, izsiz ve ağrısız siğil…

HPV pozitif çıktıysanız panik yapmayın. Prof. Dr. Hanifi Şahin rehberliğinde izlemeniz gereken adımları ve tedavi seçeneklerini öğrenin. HPV test sonucunuzun…

Call Now Button