Skip to main content Scroll Top

İstanbul Genital Siğil Tedavisi ve Yakma Fiyatları (2026)

istanbul-genital-sigil-tedavisi-fiyatlari

İstanbul Genital Siğil Tedavisi ve Yakma Fiyatları (2026)

İstanbul Nişantaşı’nda genital siğil tedavisi, koterizasyon (yakma) ve dondurma fiyatları. Prof. Dr. Hanifi Şahin ile kesin, izsiz ve ağrısız siğil tedavisi rehberi.

İçindekiler

İstanbul Genital Siğil Tedavisi ve Kesin Çözüm Yöntemleri (2026)

Kısa Özet (Genital Siğil Tedavisi Nedir?): Genital siğil tedavisi (kondülom tedavisi), HPV virüsünün genital bölgede neden olduğu karnabahar veya et beni benzeri lezyonların; koterizasyon (yakma), kriyoterapi (dondurma) veya lazer yöntemleriyle ciltten kalıcı olarak temizlenmesi işlemidir. İstanbul Nişantaşı’ndaki kliniğimizde, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hanifi Şahin gözetiminde, tek seansta, lokal anestezi altında ağrısız ve estetik (iz bırakmayan) modern siğil tedavileri uygulanmaktadır. Siğil yakma fiyatları, lezyonların yaygınlığına ve kullanılacak teknolojiye göre belirlenmektedir.

Genital bölgede beklenmedik bir anda ortaya çıkan kabartılar veya et benleri, hem kadınlar hem de erkekler için ciddi bir estetik kaygı, korku ve psikolojik çöküntü yaratabilir. Çoğu hasta utandığı veya internetteki bilgi kirliliğinden korktuğu için doktora başvurmayı erteler ve bu süreçte siğiller hızla yayılarak tedavisi daha zor bir hale gelir.

Şunu en baştan bilmelisiniz: Genital siğiller ayıp, saklanacak veya çaresi olmayan bir hastalık değildir. Tam aksine, günümüz teknolojisiyle dakikalar içinde, hiçbir iz kalmadan ve sıfır acıyla tamamen kurtulabileceğiniz, oldukça yaygın bir viral cilt reaksiyonudur. İstanbul Nişantaşı’ndaki referans kliniğimizde, hastalarımızın mahremiyetini en üst düzeyde koruyarak, genital siğillere (kondülom) karşı kalıcı ve kesin çözümler sunuyoruz.

Genital Siğil (Kondülom) Nedir ve Neden Olur?

Tıbbi adıyla Kondiloma Aküminata (Condyloma Acuminatum), halk arasındaki adıyla genital siğil; genital bölgede, anüs çevresinde veya kasıklarda ortaya çıkan, ten renginde, pembe, kahverengi veya gri tonlarında olabilen deri kabartılarıdır. Boyutları toplu iğne başı kadar küçük olabileceği gibi, tedavi edilmediğinde birleşerek dev bir karnabahar görünümüne de ulaşabilirler.

Genital siğiller durduk yere, stresten veya hijyen eksikliğinden oluşmaz. Bu siğillerin tek bir nedeni vardır: HPV (İnsan Papilloma Virüsü) enfeksiyonu. Virüs, enfekte bir kişiyle yaşanan cilt cilde temas (çoğunlukla cinsel ilişki) yoluyla bulaşır ve cildin üst tabakasındaki hücrelerin anormal hızla çoğalmasına neden olarak bu kabartıları oluşturur.

Siğillere Hangi HPV Tipleri Neden Olur?

HPV’nin doğada 200’den fazla farklı tipi (suşu) bulunmaktadır. Ancak genital bölgede siğil oluşumundan %90 oranında sorumlu olan tipler, virüsün “düşük riskli” grubunda yer alan Tip 6 ve Tip 11‘dir. Bu virüs tipleri oldukça bulaşıcıdır ve kuluçka süreleri değişkendir. Virüsü vücudunuza aldıktan haftalar, aylar veya bazen yıllar sonra bile bağışıklık sisteminizin düştüğü bir anda aniden siğil olarak ortaya çıkabilirler. Virüsün doğası, kuluçka süresi, bulaşma yolları ve vücuttan nasıl tamamen atılacağı hakkında en güncel bilimsel verileri öğrenmek için HPV Nedir? Belirtileri, Testi ve Kesin Tedavi Yöntemleri başlıklı kapsamlı rehberimizi mutlaka incelemelisiniz.

Genital Siğiller Kansere Dönüşür mü?

Hastalarımızın kliniğimize panik halinde gelirken en çok sorduğu soru budur: “Siğillerim var, kanser mi olacağım?” Bu sorunun net ve bilimsel cevabı içinizi rahatlatacaktır: Hayır, genital siğiller kansere dönüşmez. Çünkü siğil yapan HPV Tip 6 ve Tip 11, kanserojen (kanser yapıcı) karaktere sahip değildir. Rahim ağzı veya anüs kanserine yol açan HPV tipleri (Tip 16, Tip 18 vb.) genellikle gözle görülür bir siğil yapmadan sinsi ilerler. Ancak burada çok önemli bir klinik detay vardır: Bir kişide siğil yapan Tip 6 varken, aynı anda kanser yapan Tip 16 da vücutta sessizce barınıyor olabilir (Çoklu enfeksiyon / Multipl HPV). Bu nedenle, genital siğili olan her hastanın mutlaka uzman bir hekim tarafından detaylı taramadan (HPV DNA ve Smear Testi) geçmesi hayati önem taşır.

Kadınlarda ve Erkeklerde Genital Siğil Belirtileri

Genital siğillerin (kondülom) en belirgin özelliği, ağrısız ve sinsi bir şekilde ortaya çıkmalarıdır. Başlangıçta küçük, ten renginde veya hafif pembemsi pütürler halinde olan bu lezyonlar, zamanla birleşerek karnabahar veya horoz ibiği görünümü alabilirler. Kanamadıkları veya enfeksiyon kapmadıkları sürece genellikle acı vermezler; ancak bulundukları bölgede ciddi bir kaşıntı, yanma, ıslaklık hissi ve cinsel ilişki sırasında rahatsızlık yaratabilirler.

Kadınlarda Genital Siğiller Nerede Çıkar?

Kadın anatomisinde siğillerin yerleşmeyi en çok sevdiği alanlar sıcak ve nemli bölgelerdir. Çoğunlukla dış genital bölgede (vulva), vajina girişinde (introitus), büyük ve küçük dudaklarda (labiumlar) veya anüs çevresinde (perianal bölge) gözle görülür şekilde ortaya çıkarlar. Ancak asıl tehlike, gözle görülemeyen noktalardadır.

Siğiller bazen vajinanın derinliklerinde veya doğrudan rahim ağzında (serviks) oluşabilir. Dışarıda hiçbir belirti olmasa bile cinsel ilişki sonrası kanama (postkoital kanama) veya inatçı akıntı gibi şikayetler, içerideki siğillerin habercisi olabilir. Eğer jinekolojik muayene sırasında rahim ağzının derinliklerinde, gözle tam seçilemeyen iç siğillerden veya hücresel değişimlerden (CIN) şüpheleniliyorsa, standart muayene yeterli olmaz ve mutlaka özel bir mikroskopla büyütme işlemi yapılmalıdır. Bu hayat kurtaran incelemenin adım adım nasıl yapıldığını, öncesinde nelere dikkat etmeniz gerektiğini ve acı verip vermediğini tüm şeffaflığıyla anlattığımız Kolposkopi Nedir? Nasıl Yapılır? Acı Verir mi? başlıklı kapsamlı rehberimizi mutlaka okumalısınız.

Erkeklerde Genital Siğil ve Çift (Partner) Tedavisinin Önemi

Erkeklerde genital siğiller genellikle penis gövdesinde, sünnet derisinin altında, testis torbasında (skrotum), kasıklarda veya anüs çevresinde ortaya çıkar. Erkekler HPV virüsü konusunda genellikle “sessiz taşıyıcı” konumunda olsalar da, bağışıklık düştüğünde ortaya çıkan siğiller hızla yayılma eğilimi gösterir.

Kliniğimizde en çok vurguladığımız ve hastalarımızın en sık düştüğü hata “tek taraflı tedavi” yanılgısıdır. Genital siğil ve HPV enfeksiyonlarında eş (partner) tedavisi kesinlikle zorunludur. Sadece kadının veya sadece erkeğin tedavi edilmesi, sorunu çözmez. Tedavi edilmeyen partner, virüsü taşıdığı için ilk cinsel temasta hastalığı tekrar diğerine bulaştıracaktır. Tıpta buna “Ping-Pong Etkisi” (sürekli birbirine bulaştırma) adı verilir. Bu kısır döngüyü kırmak, siğillerin tekrarlamasını (nüks) engellemek ve kalıcı iyileşme sağlamak için çiftlerin aynı anda muayene olması ve siğillerin her iki partnerde de eş zamanlı olarak yakılarak/dondurularak temizlenmesi altın kuraldır.

Genital Siğil Tedavisi Nasıl Yapılır? (Modern ve İzsiz Yöntemler)

Genital siğil tedavisinde temel amaç; gözle görülen tüm lezyonları tek seferde ve kalıcı olarak vücuttan uzaklaştırmak, böylece hem hastanın estetik/psikolojik kaygılarını gidermek hem de virüs yükünü (viral yükü) düşürerek bulaştırıcılığı durdurmaktır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte günümüzde siğil tedavileri, “öğle arası işlemi” denilebilecek kadar kısa süren, ağrısız ve geride kötü skar (yara izi) bırakmayan modern yöntemlerle yapılmaktadır. Hastanın lezyonlarının yaygınlığına, büyüklüğüne ve bulunduğu bölgeye göre Jinekolojik Onkoloji uzmanı tarafından en uygun yöntem seçilir.

Koterizasyon (Genital Siğil Yakma) İşlemi: En Etkili Yöntem

Tıbbi pratiğimizde ve uluslararası kılavuzlarda genital siğillerin kalıcı olarak yok edilmesinde altın standart ve en yüksek başarı oranına sahip yöntem elektrokoterizasyondur (yakma).

İşlem son derece pratiktir: Siğillerin bulunduğu bölgeye çok ince uçlu iğnelerle lokal anestezi (bölgesel uyuşturma) yapılır veya özel uyuşturucu kremler sürülür. Bölge tamamen hissizleştikten sonra, yüksek frekanslı elektrik akımı üreten kalem benzeri ince uçlu bir cihazla (koter) siğillere dokunulur. Elektrik enerjisi, siğili besleyen damarları anında mühürleyerek hastalıklı dokuyu saniyeler içinde buharlaştırır.

  • Neden Tercih Ediyoruz? Çünkü koterizasyon, tek seansta kesin çözüm sunar. Kanama riski sıfıra yakındır (cihaz dokuyu anında mühürler) ve siğilin köküne kadar inildiği için aynı noktadan nüks etme (tekrarlama) ihtimali krem tedavilerine göre çok daha düşüktür.

Kriyoterapi (Siğil Dondurma) İşlemi: Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

Kriyoterapi, siğil hücrelerini yakmak yerine sıvı azot (nitrojen) gazı kullanılarak -196 dereceye kadar dondurup parçalama işlemidir. Özel bir sprey tabancası yardımıyla siğilin üzerine sıkılan bu dondurucu gaz, hücrenin içindeki suyu buza çevirerek siğilin beslenmesini durdurur. İşlem gören siğil birkaç gün içinde kurur, kabuk bağlar ve kendiliğinden düşer.

Kriyoterapi genellikle çok küçük, dağınık ve az sayıdaki siğillerde tercih edilir. En büyük avantajı, lokal anestezi (iğne) gerektirmemesi ve sadece hafif bir soğuk yanması hissi yaratmasıdır. Ayrıca hamilelik (gebelik) döneminde bebeğe hiçbir zararı olmadığı için güvenle kullanılabilen bir yöntemdir. Ancak devasa boyutlara ulaşmış karnabahar tipi siğillerde veya derin vajinal lezyonlarda koterizasyon kadar tek seansta etkili olmayabilir, birkaç seans tekrarlanması gerekebilir.

Lazerle Siğil Tedavisi (Hassas Bölgeler İçin)

Karbondioksit (CO2) veya Nd:YAG lazer teknolojileri kullanılarak siğillerin yoğun ışık hüzmesiyle buharlaştırılması işlemidir. Lazer teknolojisi, özellikle koter cihazının veya kriyoterapinin ulaşmakta zorlanacağı vajinanın derinliklerinde, rahim ağzı kanalında (endoservikal kanal) veya idrar yolu (üretra) çevresinde çıkan inatçı siğillerin tedavisinde mükemmel sonuçlar verir.

Lazerin en büyük artısı, ışının kalınlığının mikron düzeyinde ayarlanabilmesidir. Bu sayede siğilin hemen yanındaki sağlıklı dokulara hiçbir zarar verilmez. İyileşme süreci çok hızlıdır ve estetik açıdan neredeyse kusursuz bir sonuç (izsiz iyileşme) sağlar. Ancak donanım maliyeti nedeniyle diğer yöntemlere göre daha pahalı bir seçenektir.

Medikal (Krem/Asit) Tedaviler İşe Yarar mı? Neden Cerrahi Tercih Edilmeli?

Hastalarımız genellikle “ameliyat veya işlem” korkusuyla internetten asit içerikli solüsyonlar veya Imiquimod, Podofilin, TCA (Trikloroasetik Asit) gibi medikal kremler araştırarak kendi kendilerini tedavi etmeye çalışırlar. Ancak klinik tecrübelerimiz bu yöntemin oldukça sakıncalı olduğunu göstermektedir. Neden mi?

  1. Zaman Kaybı ve Bulaş Riski: Kremlerin etki etmesi haftalar, hatta aylar (16 haftaya kadar) sürebilir. Bu uzun süre boyunca hasta virüsü taşımaya, çevresine veya partnerine bulaştırmaya devam eder.

  2. Ciddi Yanık ve Skar (İz) Riski: Asit içerikli damlaları veya kremleri hastanın evde kendi başına milimetrik siğilin tam üzerine taşırmadan sürmesi neredeyse imkansızdır. Sağlıklı genital deriye taşan bu kimyasallar, dayanılmaz asit yanıklarına, kalıcı renk değişimlerine ve kötü yara izlerine (skar) neden olur.

  3. Psikolojik Yıpranma: Siğili her gün görmek, ona dokunarak krem sürmek hastanın psikolojisini her gün yeniden bozar. Oysa kliniğimizde uygulanan Koterizasyon (Yakma) veya Lazer işlemi ile hasta, sadece 15 dakika içinde tüm siğillerinden arınmış, temiz ve sağlıklı bir şekilde kapıdan çıkar. Bu anında çözüm, hastanın psikolojisini anında düzeltir.

İstanbul Genital Siğil Yakma (Koterizasyon) Fiyatları 2026

İnternet üzerinden “Genital siğil tedavisi ne kadar?”, “Siğil yakma fiyatları 2026” veya “Kondülom dondurma ücreti” gibi aramalar yapan hastalarımızın en çok merak ettiği konu doğal olarak tedavi maliyetleridir. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) mevzuatları gereğince, sağlık kuruluşlarının ve hekimlerin web sitelerinde tıbbi işlemler için sabit bir fiyat veya kampanya listesi yayınlamaları yasal olarak yasaktır.

Bunun yasal boyutunun ötesinde, çok önemli bir tıbbi boyutu daha vardır: Genital siğil tedavisi “tek tip” (standart) bir işlem değildir. Her hastanın virüs yükü, siğillerin yerleştiği anatomik bölge ve vücudunun verdiği tepki birbirinden tamamen farklıdır. İnternette veya forumlarda okuduğunuz sabit fiyatlar son derece yanıltıcı olabilir. Bir hastanın tedavisi 5 dakikalık basit bir müdahale ile biterken, başka bir hastanın tedavisi ameliyathane koşullarında çok daha kapsamlı bir cerrahi gerektirebilir. Peki, kliniğimizde tedavi ücretleri neye göre belirlenir?

Siğil Tedavisi Fiyatlarını Belirleyen Faktörler Nelerdir?

Nişantaşı’ndaki kliniğimizde, öncelikle hastamızın detaylı ve hassas bir jinekolojik muayenesi yapılır. Bu muayene sonucunda aşağıdaki faktörler değerlendirilerek hastaya özel, tamamen şeffaf bir tedavi planı ve fiyatlandırma sunulur:

  1. Siğillerin Sayısı ve Yaygınlığı: Tedavi maliyetini belirleyen en temel unsur lezyonların miktarıdır. Dış genital bölgede (vulva) sadece 1-2 adet milimetrik siğili olan bir hastanın koterizasyon (yakma) ücreti ile; ihmal edildiği için virüsün kasıklara, anüs çevresine (perianal) ve vajina içine yayıldığı, 30-40 adet karnabahar benzeri dev siğili olan bir hastanın tedavi maliyeti doğal olarak farklı olacaktır. Unutmayın: Siğilleri fark ettiğiniz an tedavi olmak, hem sağlığınız hem de bütçeniz için en kârlı adımdır.

  2. Siğillerin Boyutu ve Yerleşimi: Yüzeysel ve derideki küçük lezyonları yakmak oldukça kolaydır. Ancak siğiller rahim ağzının derinliklerinde (servikste) ise veya idrar yollarının (üretra) içine doğru ilerlemişse, işlemi yapacak hekimin Jinekolojik Onkoloji alanındaki üst düzey cerrahi tecrübesi ve kullanılacak teknoloji (Lazer veya özel koter uçları) devreye girer. İç bölgelerdeki siğillerin temizlenmesi daha hassas bir işçilik gerektirir.

  3. Seçilen Anestezi Türü (Lokal mi, Genel mi?): İşlemin fiyatını doğrudan etkileyen bir diğer önemli kalem anestezidir. Siğiller az sayıda ve dış bölgedeyse, kliniğimizde sadece siğil diplerine iğne ile lokal anestezi (bölgesel uyuşturma) yapılarak işlem çok uygun maliyetlerle tamamlanır. Ancak siğiller çok yaygınsa, vajina içindeyse veya hastanın ciddi bir muayene korkusu/vajinismus öyküsü varsa, işlem sedasyon (hafif genel anestezi) altında yapılır. Bu durumda sürece bir anestezi uzmanı doktor dahil olacağı ve işlem ameliyathane standartlarında yapılacağı için maliyet artacaktır.

  4. Patolojik İnceleme Gerekip Gerekmediği: Yakılan veya kesilerek çıkarılan şüpheli siğillerin (özellikle atipik görünümlü veya dev boyuttaki kondülomların) kanser öncüsü hücre taşıyıp taşımadığını veya hangi tip HPV’den kaynaklandığını kesin olarak bilmek için patoloji laboratuvarına gönderilmesi gerekebilir. Bu laboratuvar incelemesi, tedavi paketine ek bir ücret olarak yansıyabilir.

SGK ve Özel Sağlık Sigortası Siğil Tedavisini Karşılar mı?

Hastalarımızın sıkça sorduğu “Siğil tedavisini devlet karşılıyor mu?” veya “Özel sigortam (TSS/ÖSS) siğil yakma ücretini öder mi?” sorularına şeffaflıkla yanıt vermek gerekir:

  • Devlet Hastaneleri ve SGK: Devlet hastanelerinde ve eğitim araştırma hastanelerinde SGK güvencesiyle genital siğil tedavisi (koter veya kriyoterapi) yapılabilmektedir. Ancak, genital siğiller oldukça mahrem bir konudur. Devlet hastanelerindeki yoğunluk, mahremiyet endişeleri, randevu bulma zorluğu ve aynı hekime tekrar ulaşma sıkıntısı nedeniyle birçok hasta, bu özel tedavi için özel klinikleri tercih etmektedir. Kliniğimiz gibi Nişantaşı’ndaki özel muayenehanelerde SGK geçerli değildir; işlemler “ücretli özel hasta” statüsünde, yüksek gizlilik, konfor ve estetik standartlarda yapılır.

  • Özel Sağlık Sigortaları (Tamamlayıcı ve Özel Poliçeler): Türkiye’deki özel sağlık sigortası şirketlerinin (Allianz, Acıbadem, Anadolu, Axa vb.) poliçe genel şartlarına göre; Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) ve HPV enfeksiyonuna bağlı her türlü tanı ve tedavi işlemi kapsam dışı bırakılmıştır. Yani genital siğil tanısıyla (kondülom) girilen hiçbir yakma, dondurma veya lazer işleminin ücreti özel sigortalar tarafından karşılanmaz. Tüm maliyet hastanın kendisi (cebten ödeme) tarafından karşılanmak durumundadır. Bu nedenle, kliniğimize başvurmadan önce bütçe planlamanızı bu gerçeği göz önüne alarak yapmanız önemlidir.

(Güncel tedavi fiyatlarımız, taksit seçenekleri ve kliniğimizden size özel bir ön değerlendirme randevusu almak için WhatsApp hattımız veya iletişim numaralarımız üzerinden asistanlarımızla 7/24 gizlilik çerçevesinde iletişime geçebilirsiniz.)

Siğil Yakma ve Dondurma İşlemi Sonrası İyileşme Süreci

Genital siğil (kondülom) tedavisi sonrası hastalarımızın en çok şaşırdığı konu, sürecin ne kadar rahat ve hızlı atlatıldığıdır. Koterizasyon (yakma) veya lazer işlemleri klinik ortamında genellikle 15-20 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır ve hasta aynı gün yürüyerek sosyal hayatına, işine veya günlük rutinine geri dönebilir. Ancak, cilt yüzeyindeki hastalıklı doku buharlaştırıldığı için o bölgede milimetrik kabuklanmalar oluşur. Bu mikro-yaraların sorunsuz ve hızlı kapanması için iyileşme döneminde dikkat edilmesi gereken hayati kurallar vardır.

İşlem Sonrası Acı, Kanama veya İz Kalır mı?

Tedavi sonrası hastalarımızın en çok merak ettiği üç temel endişe; acı, kanama ve estetik kaygılardır:

  • Acı ve Kanama: İşlem sırasında uygulanan lokal anestezinin (uyuşturmanın) etkisi birkaç saat içinde geçer. Sonrasında, işlem gören bölgelerde tıpkı hafif bir güneş yanığı veya küçük bir sıyrık gibi hafif bir sızlama ve batma hissi yaşanması son derece normaldir. Bu his, doktorunuzun reçete edeceği basit ağrı kesiciler ve yatıştırıcı kremlerle kolayca kontrol altına alınır. Koterizasyon cihazı elektrik enerjisiyle damarları anında mühürlediği için işlem sonrası aktif ve taze bir kanama beklenmez; sadece ilk birkaç gün iç çamaşırınızda hafif lekelenmeler veya doku iyileşmesine bağlı açık renkli sızıntılar görülebilir.

  • İz (Skar) Kalma Riski ve Genital Estetik: Özellikle dış genital bölgede (vulva) siğili olan kadın hastaların en büyük korkusu, tedavinin geride estetiği bozan kalıcı yanık izleri (skar) veya çukurlar bırakmasıdır. Geleneksel ve özensiz ellerde yapılan derin yakma işlemleri veya evde bilinçsizce sürülen asitler maalesef genital bölgenin görünümünü kalıcı olarak bozabilir. Ancak kliniğimizde, kadın anatomisine ve psikolojisine en üst düzeyde önem verilir. Bu noktada, Op. Dr. Eda Şahin’in (edasahin.com.tr) genital estetik ve doku koruyucu cerrahi yaklaşımları referans alınarak, siğiller sadece hastalıklı üst tabaka seviyesinde (milimetrik olarak) hassas cihazlarla buharlaştırılır. Sağlıklı alt dokuya (dermise) kesinlikle inilmediği için işlem bölgesinde çukurluk veya renk değişimi oluşmaz; doku yaklaşık 2-3 hafta içinde kendi kendini yenileyerek tamamen pürüzsüz ve izsiz bir şekilde iyileşir.

Cinsel İlişki Yasağı ve Dikkat Edilmesi Gereken Hijyen Kuralları

Siğil yakma veya dondurma işleminden sonraki ilk 15 ila 20 günlük süreç, dokunun epitelizasyon (kapanma ve kabuk dökme) dönemidir. Bu hassas süreçte tam ve sağlıklı bir iyileşme için aşağıdaki kurallara harfiyen uyulmalıdır:

  1. Cinsel İlişki Kesinlikle Yasaktır: İyileşme süreci tamamlanana ve oluşan kabuklar tamamen dökülene kadar (yaklaşık 3 hafta) cinsel ilişkiye girmek (vajinal, anal veya oral) yasaktır. Erken dönemde girilen cinsel ilişki, henüz kapanmamış taze yaraların kanamasına, dışarıdan bakteri kaparak enfekte olmasına (iltihaplanmasına) ve HPV virüsünün açık yaradan partnerinize çok daha agresif bir şekilde bulaşmasına neden olur.

  2. Kabukları Asla Koparmayın: İşlem gören yerlerde oluşan siyah/kahverengi küçük kabuklar, altındaki taze deriyi korur. Bu kabukları elinizle koparmak veya keseleyerek soymak, iyileşmeyi geciktirir ve kalıcı yara izi kalmasına sebep olur. Kabuklar zamanı geldiğinde banyo sırasında kendiliğinden düşecektir.

  3. Kuru ve Temiz Tutun: Genital bölgenin nemli kalması enfeksiyon riskini artırır. İşlem sonrası tuvalet temizliğinde bölgeyi tahriş etmeden, önden arkaya doğru nazikçe kurulamalısınız. Dar, sentetik veya naylon iç çamaşırları yerine; bölgenin hava almasını sağlayan, bol ve %100 pamuklu iç çamaşırları tercih edilmeli ve çamaşırlar her gün değiştirilmelidir.

  4. Banyo, Havuz ve Deniz Kısıtlamaları: İşlemden bir gün sonra “ayakta duş” şeklinde ılık suyla banyo yapabilirsiniz. Ancak yaralar tamamen kapanana kadar vajina veya anüs içine su dolmasına neden olabilecek küvette banyo yapmak, yüzme havuzuna girmek, denize girmek, hamam ve sauna kullanmak enfeksiyon riski nedeniyle kesinlikle yasaktır. Ayrıca vajinal duş (vajina içini sabun veya jellerle yıkamak) iyileşme florasını bozacağı için asla yapılmamalıdır.

  5. Reçeteli Kremlerin Kullanımı: Doktorunuz iyileşmeyi hızlandırmak ve enfeksiyonu önlemek amacıyla size antibiyotikli veya hücre yenileyici (epitelizan) kremler reçete edecektir. Bu kremleri sadece tarif edilen süre boyunca, siğil yakılan bölgelerin üzerine ince bir tabaka halinde ve mutlaka ellerinizi yıkadıktan sonra sürmelisiniz.

Genital siğil tedavisi

Genital Siğillerin Tekrarlaması (Nüks) Nasıl Önlenir?

Siğillerin koterizasyon, lazer veya dondurma işlemiyle ciltten tamamen temizlenmesi, tedavinin sadece ilk ve en önemli adımıdır. Ancak siğilin yakılmış olması, vücudunuzdaki HPV virüsünün o an tamamen yok olduğu anlamına gelmez. Virüs, cildin alt tabakalarında (hücre çekirdeğinde) uykuya yatabilir. Eğer bağışıklık sisteminiz zayıflarsa, virüs yeniden uyanarak aynı yerde veya farklı bir genital bölgede yeni siğiller (nüks) oluşturabilir. Hastalarımızın %90’ında, doğru adımlar atıldığında bağışıklık sistemi virüsü 1-2 yıl içinde vücuttan tamamen siler (HPV Negatifleşmesi). Bu süreci hızlandırmak ve siğillerin tekrarlamasını kesin olarak önlemek için iki güçlü silahımız vardır:

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek

HPV virüsünün bilinen spesifik bir ağızdan alınan “antiviral ilacı” (antibiyotiği) yoktur. Virüsü vücuttan atacak olan tek gerçek doktor, kendi bağışıklık sisteminizdir (hücresel immünite). İyileşme sürecinde ve sonrasında bağışıklığınızı zirvede tutmak için şu kurallara uymalısınız:

  • Sigarayı Kesinlikle Bırakın: Sigara, HPV’nin en büyük dostudur. Sigara dumanındaki zehirli kimyasallar, rahim ağzı ve genital bölgedeki lokal bağışıklık hücrelerini (Langerhans hücreleri) felç ederek virüsün vücuttan atılmasını engeller ve siğillerin inatla tekrarlamasına neden olur.

  • Uyku ve Stres Yönetimi: Kronik stres ve uykusuzluk, vücutta kortizol hormonunu artırarak bağışıklığı çökertir. Siğillerin genellikle yoğun stresli dönemlerde (sınav, ayrılık, iş yoğunluğu) ortaya çıkması tesadüf değildir. Günde en az 7-8 saat kaliteli uyku şarttır.

  • Beslenme ve Takviyeler: Antioksidan açısından zengin (kırmızı ve mor meyveler, yeşil yapraklı sebzeler) Akdeniz tipi beslenmeye geçilmelidir. Ayrıca doktorunuzun kontrolünde B12 vitamini, Folik Asit, C ve D vitamini, Çinko ile HPV tedavisinde bilimsel olarak destekleyici rolü kanıtlanmış AHCC (Mantar Özütü) veya beta-glukan içerikli spesifik bağışıklık takviyeleri kullanılabilir.

  • Düzenli Jilet Kullanımından Kaçının: Genital bölge temizliğinde sürekli jilet kullanmak, cildi mikroskobik olarak çizer ve virüsün kendi içinde (otoinokülasyon) yayılmasına zemin hazırlar. İyileşme sonrası dönemde tüy dökücü kremler veya makine ile kısaltma tercih edilmelidir.

Gardasil 9 Aşısının Siğil Tedavisindeki Rolü

Toplumdaki en büyük yanlış inanış, HPV aşısının sadece “hiç cinsel ilişkiye girmemiş veya hiç siğil çıkarmamış” kişilere yapılabileceğidir. Oysa modern tıbbın güncel kılavuzlarına göre; siğil tedavisi gören her hastaya (kadın ve erkek fark etmeksizin) mutlaka HPV aşısı yapılmalıdır.

Günümüzde en geniş korumayı sağlayan aşı Gardasil 9‘dur. Tedavi sonrasında bu aşının yapılmasının iki hayati nedeni vardır: Birincisi, sizi vücudunuzda henüz bulunmayan diğer tehlikeli ve kanser yapıcı (Tip 16, 18 vb.) HPV tiplerine karşı korur. İkincisi ve en önemlisi; vücutta güçlü ve sistemik bir antikor yanıtı oluşturarak, tedavi edilen mevcut siğillerin (Tip 6 ve 11) tekrarlama (nüks) ihtimalini ciddi oranda düşürür. Adeta bağışıklık sisteminize virüsü nasıl tanıması ve yok etmesi gerektiğini öğreten bir hafıza kartı görevi görür.

(Aşının kaç doz yapıldığı, kimlere uygulanabildiği, güncel eczane fiyatları ve koruyuculuk oranları hakkında detaylı bilgi edinmek için yakında yayınlanacak olan [9’lu HPV Aşısı (Gardasil 9) Rehberi ve Fiyatları] başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.)

İstanbul Nişantaşı’nda Hanifi Şahin’i Neden Tercih Etmelisiniz?

İstanbul genital siğil tedavisi söz konusu olduğunda doğru hekimi seçmek, sadece siğilin yakılması değil; HPV sürecinin bütüncül yönetimi açısından da kritik öneme sahiptir. Nişantaşı bölgesinde hizmet veren Prof. Dr. Hanifi Şahin, özellikle HPV, kolposkopi ve genital lezyon tedavilerinde akademik yaklaşımı ile öne çıkmaktadır.

1️⃣ HPV ve Kolposkopi Alanında Akademik Uzmanlık

HPV’ye bağlı gelişen genital siğillerin doğru değerlendirilmesi için yalnızca yüzeysel muayene yeterli değildir. Gerekli durumlarda kolposkopik inceleme yapılmalı ve riskli lezyonlar ayırt edilmelidir.
Prof. Dr. Hanifi Şahin, HPV ve kolposkopi alanındaki bilimsel çalışmaları ve dernek başkanlığı tecrübesiyle süreci sadece tedavi değil, takip ve koruma perspektifiyle yönetir.

2️⃣ Modern ve İzsiz Tedavi Yaklaşımı

Genital bölge estetik ve fonksiyonel açıdan hassas bir alandır. Bu nedenle:

  • Kontrollü koterizasyon teknikleri

  • Minimal doku hasarı prensibi

  • İz bırakmayan uygulama hedefi
    ön plandadır.

3️⃣ Çift (Partner) Yönetimi ve Nüks Kontrolü

HPV bulaşıcıdır ve partner tedavisi ihmal edilirse tekrarlama riski artar. Klinik yaklaşımda:

  • Gerekli durumlarda partner değerlendirmesi

  • Aşı bilgilendirmesi

  • Bağışıklık destek önerileri
    birlikte planlanır.

4️⃣ Nişantaşı’nda Merkezi Konum ve Gizlilik

Nişantaşı bölgesi, ulaşım kolaylığı ve hasta gizliliği açısından avantaj sağlar. Klinik ortamı, hastaların mahremiyetine ve psikolojik konforuna uygun şekilde düzenlenmiştir.

5️⃣ Bilimsel Referans ve Kurumsal Güven

HPV ve kolposkopi alanındaki akademik yapılanma ve dernek çalışmaları sayesinde tedavi süreci güncel kılavuzlara göre planlanır. Bu durum, özellikle riskli HPV tipleri söz konusu olduğunda büyük önem taşır.


Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S)

Genital siğil tamamen iyileşir mi?

Evet. Uygun yöntemle siğiller tamamen temizlenebilir. Ancak HPV virüsü vücutta kalabileceği için düzenli kontrol önemlidir.

Siğil yakma işlemi acıtır mı?

İşlem lokal anestezi altında yapılır. Hasta genellikle minimal rahatsızlık hisseder.

İşlem sonrası iz kalır mı?

Doğru teknikle yapıldığında kalıcı iz beklenmez. Hassas bölgelerde özel uygulama prensipleri kullanılır.

Genital siğiller kansere dönüşür mü?

Siğiller genellikle düşük riskli HPV tiplerinden kaynaklanır ve kanserleşmez. Ancak yüksek riskli HPV varlığı mutlaka değerlendirilmelidir.

Erkek partnerin de tedavi olması gerekir mi?

Evet. Aksi halde karşılıklı bulaş devam edebilir ve nüks riski artar.

Siğil tedavisi ne kadar sürer?

Lezyon sayısına bağlıdır. Çoğu vakada işlem 10–20 dakika sürer.

İşlemden sonra cinsel ilişki ne zaman serbesttir?

Genellikle 2–3 hafta bölgenin tamamen iyileşmesi beklenir.

Siğiller tekrarlar mı?

Bağışıklık zayıfsa veya partner tedavi edilmezse tekrarlama olabilir.

Gardasil 9 aşısı tedavi sonrası yapılabilir mi?

Evet. Nüks riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

SGK genital siğil tedavisini karşılar mı?

Kurum ve poliçe şartlarına göre değişir. Muayene sonrası net bilgi verilir.

Lazer mi yoksa yakma mı daha etkilidir?

Çoğu vakada kontrollü koterizasyon daha hızlı ve etkili sonuç verir.

Hamilelikte siğil tedavisi yapılır mı?

Duruma göre planlanır. Bazı durumlarda doğum öncesi müdahale önerilebilir.

Related Posts
Clear Filters

CIN 1, CIN 2 ve CIN 3 tedavisi nasıl yapılır? Smear testi sonucu sonrası kolposkopi biyopsi süreci, takip ve rahim…

HPV virüsü nedir, belirtileri nelerdir ve nasıl bulaşır? HPV testi, genital siğil tedavisi ve Prof. Dr. Hanifi Şahin’in uzmanlık alanları…

HPV pozitif çıktıysanız panik yapmayın. Prof. Dr. Hanifi Şahin rehberliğinde izlemeniz gereken adımları ve tedavi seçeneklerini öğrenin. HPV test sonucunuzun…

Call Now Button